Ürdün’de Müslüman Kardeşlerin yerel seçimleri boykotunun etkisi siyasi boyutta kalacak

Ürdün, Tunus, Cezayir, Libya ve Fas gibi Arap ülkelerindeki hükümetlerin ve meclislerin performanslarını takip eden sivil toplum kuruluşu “Rased”in müdürü Amir Beni Amir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslami Çalışma Cephesi Partisinin 22 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri “boykot” kararını değerlendirdi.

Beni Amir, Ürdün’de halkın geleneksel bakış açısına daha yakın durması, tarih boyunca belediye başkanının toplumda büyük değere sahip olması, bölgesel ya da aşiret liderliği ile ilişkili sembolik bir temsiliyetinin de bulunması sebebiyle belediye meclisi seçimlerinin önemli olduğunu ifade etti.

Halkın günlük ihtiyaçlarını karşılayacak kurumlar olmaları açısından belediye seçimlerinin önemine dikkati çeken Beni Amir, özellikle de başkent Amman’a uzak kentlerde, gerekli hizmet ve altyapının en az seviyede sağlanabildiği bölgelerde halkın seçimlere ilgisinin arttığını kaydetti

Beni Amir, “Bu seçimler, partiler ve Anayasa değişiklikleri hakkında bir yasa taslağı hazırlayan Siyasi Sistemi Modernize Etme Komitesinin çıkarımlarından sonra yapılması bakımından, siyasi anlamda büyük önem taşıyor.” dedi.

– SEÇİM SONUÇLARINA YÖNELİK ŞÜPHELER

Seçim sonrası genel olarak sonuçlara itirazlar ve hile iddialarının gündeme geldiğini hatırlatan Beni Amir, “resmi ve yarı resmi devlet kurumları tarafından seçim sürecinin tahrif edildiği belirli dönemlere ait tecrübelerin birçok bölgeyi ve seçmeni etkilediğini” söyledi.

Kovid-19 nedeniyle alınan tedbirlerin olası etkilerine de değinen Beni Amir, özellikle oy verme günlerinde söz konusu önlemlerin halkın hareketini zorlaştırdığını, bunun da katılımları etkilediğini belirtti. Beni Amir, salgının artık bir vakıa haline geldiğini ve olağandışı bir durum olmaması halinde seçimlerin Kovid-19 nedeniyle ertelenmesinin uzak bir olasılık olduğunu kaydetti.

– SEÇİMLERE KATILIM EN İYİ İHTİMALLE YÜZDE 30’A ULAŞACAK

Beni Amir, seçimlere katılım oranına ilişkin ise şunları kaydetti:

“Siyasi süreci etkileyen birçok faktör var ve katılım oranı öncekilerden daha düşük olacaktır. Bu faktörler arasında belki de en önemlisi, belediye meclislerinin genel olarak karar alma süreçlerinde etkisiz olduğuna ilişkin geçmiş deneyimler. Ayrıca siyasi grupların isteksizliği ve diğer faktörler de var. Siyasi sürece, hükümetlere ve parlamentoya olan güvenin azalması da bu faktörler arasında yer alıyor.”

Beni Amir, Kraliyet Komitesi tarafından önerilen, siyasi çalışma düzenini değiştirmeye ve böylece kaybedilen bu güveni yeniden kazanmaya katkı sağlayacak yasalara dayanarak parlamento seçimlerinin yapılması gerektirdiğine işaret etti.

Ürdünlü uzman, şöyle devam etti:

“En iyi koşullarda bu seçimlere katılım yüzde 30’a ulaşacak. Saha çalışmalarına dayalı istatistiklerimiz, yüzde 23’ü gösteriyor. Geçmiş deneyimler gösteriyor ki son haftalarda bu oran en az yüzde 3 artabiliyor.”

– İSLAMİ ÇALIŞMA CEPHESİ PARTİSİNİN BOYKOTU

İslami Çalışma Cephesi Partisinin seçimleri boykot kararının muhtemel etkilerini değerlendiren Beni Amir, “Özellikle İslami Çalışma Cephesi gibi destekçisi çok olan bir siyasi akımın bu tür bir boykotu, genel siyasi süreci etkileyecektir. Ancak son seçimlere katılacak seçmenlerinin sayısının 100 bini aşmayacağı öngörüldüğünde İslami Çalışma Cephesinin bu kararının oy oranını önemli ölçüde etkilemeyebileceğini kabul edelim.” dedi.

Ürdünlü uzman,”Oylamaya, etkisi önemli ölçüde olmayacak. Ancak mevcut reform adımlarının ciddiyetinin boyutu ve Müslüman Kardeşler ile İslami Çalışma Cephesinin bu reformlara ne kadar bağlı oldukları konusunda etkisi olabilir.” diye konuştu.

Beni Amir, “Müslüman Kardeşlerin ülkedeki seçim süreçlerine katılım konusunda bir yol belirlemek için eksiksiz bir reform paketinin onaylanmasını beklediğini düşünüyorum.” dedi.

Ürdün’de yerel seçimlerde 2017’ye kıyasla rekabet gücünün daha yüksek olduğunu aktaran Beni Amir, tüm bu olumsuz faktörlerin liderlik veya liderlik pozisyonu almak isteyen Ürdünlüleri rekabetten caydırmadığı izlenimi aldıklarını kaydetti.