‘Bir avuç kaldık’ Nurhan Damcıoğlu’na acı veda…

İzmir’de, bir süredir pankreas kanseri ve bacaklarındaki rahatsızlık nedeniyle fizik tedavi gören kantocu ses sanatçısı, tiyatro ve sinema oyuncusu Nurhan Damcıoğlu, ani rahatsızlığı sonrası götürüldüğü Çiğli Devlet Hastanesi’nde kalp yetmezliği nedeniyle 5 Haziran’da hayatını kaybetti.

Nurhan Damcıoğlu için bugün İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi’nde tören düzenlendi.

Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürü Levent Ulukut, Nurhan Damcıoğlu’nun kardeşleri ve yeğenleri, Yeşilçam oyuncusu Aynur Aydan ve sevenleri katıldı.

’HALAM ÇOK ENERJİK, HAYAT DOLU BİR İNSANDI’

Törende konuşma yapan Nurhan Damcıoğlu’nun yeğeni, İstanbul Şehir Tiyatroları Sanatçısı Yağmur Damcıoğlu, “Türk tiyatro tarihinin en değerli sanatçılarından halam Nurhan Damcıoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Bugün onun sahneye ilk adım attığı Devlet Tiyatrosu’nun bir sahnesinde, sanatçı dostları ve sevenleriyle, onu son yolculuğuna uğurlamak için toplandık. Halam çok enerjik, çok hayat dolu bir insandı ve seyirciyle inanılmaz farklı bir iletişimi vardı. Mutlaka seyirci arasına iner, onlara karışır, onlara sataşırdı. İnanılmaz emekçi bir kadındı. Çok çalışkan, çok dakikti. Sahnede, şov anında 3 kere tülbent değiştirdiğini biliyoruz. Kendisi Türk tiyatro tarihinin bir ögesiydi. Onunla birlikte sadece bir dönem kapandı. Biz onu ’Kanto Kraliçesi’ olarak bilsek de sanat hayatına ilk olarak 1950’li yıllarında Devlet Tiyatrosu’nda başladı. Şimdi bu sahnede ona olan son görevimizi yerine getirmek, oldukça hoş bir ironi. Halam Nurhan Damcıoğlu, bir kurum sanatçısı değil, Nurhan Damcıoğlu gönüllere taht kurmuş, milyonların kalbini fethetmiş bir halk sanatçısıydı” dedi.

’MESLEĞİNE AŞIK BİR KADINDI’

Nurhan Damcıoğlu’nun sanata başlama ve kanto hikayesini anlatan Yağmur Damcıoğlu, “Mesleğine aşık bir kadındı, halam. Yıllar onun kanto sayesinde önemli sanatçı yaparken ‘Kanto Kraliçesi’ olacak, geleneksel Türk tiyatrosunun bir alanını yeniden yaşatacak ve sahne hayatı boyunca diri tutacaktı. Her şey bu kadar kolay mıydı peki? Çoğu coğrafyanın kaderidir sansür. Halam, mesleğini icra ederken birçok yasaklama ve sansüre maruz kaldı. Bütün zorlukları mesleğine olan aşkıyla anlattı. 2015 yılının Ekim ayıydı, oynadığım oyuna geldi. Kuliste ellerimi sıkı tuttu ve ’Hayatın ne getireceği bilinmez. Yaşanacak zorluklar bu mesleğin cilvesidir. Hem de bir kadın için ne zordur? En iyi ben bilirim ama hiç umutsuzluğa kapılma, yüreğindeki aşka güven’ demişti. Tüm Türkiye’nin kalbinde yer etmiş, kahkahasıyla neşe katmış, hayatındaki en cesur emekçi kadın halacığım, merak etme sen. Bıraktığın miras ışık olacak. Gittiğin yerde ışıklar karşılasın seni. Eminim sen oradakileri güçlendirmenin bir yolunu bulursun” ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Yağmur Damcıoğlu, Nurhan Damcıoğlu’nun sahnede kullandığı şalı öperek tabutun üstüne serdi.

’TÜRKİYE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİMDİ’

Nurhan Damcıoğlu’nun yeğeni Eda Damcıoğlu, “Türkiye için çok önemli bir isimdi. Gelmiş geçmiş en önemli sanatçılardan biriydi. Ailemiz için en eğlenceli, en çılgın, en komik karakterimizdi. Benim çocukluk kahramanım gitti. Ona yakıştıramıyorum. Her zaman anılarımızda yaşayacak. Onun kantolarıyla, videolarıyla teselli bulacağız. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.

Yeğeni Ece Damcıoğlu ise “Çok üzgünüz. Dün bütün aile hep beraberdik. Onun anılarını andık, hep beraber güzel anılarını, neşeli anılarını andık. Tüm Türkiye gibiyiz, herkes paramparça. En azından bugün keyifli bir anma olacak. Onun için gururlu hissediyoruz. Ailemizin şen şakrak bir karakteriydi. Şimdi ışıklar içinde olacak, orada başkalarını eğlendirecek” ifadelerini kullandı.

’BİR AVUÇ KALDIK’

Yeşilçam oyuncusu Aynur Aydan da “Çok üzgünüm, Yeşilçam’lar çok az kaldık. Biz sinemanın direkleriyiz. Şurada bir avuç kaldık. Bizi halk tuttu, halk seviyor. Nurhan Damcıoğlu’nu herkes duydu, üzüldü. Çünkü halk seviyor. Çok üzgünüm. Arkadaşlarım böyle gittikçe çok üzülüyorum. Güzel anılarımız, güzel günlerimiz oldu. Haberi alınca Çeşme’den geldim ama inanamıyorum. Daha çalışmalıydı, yaşamalıydı” diye konuştu.

Nurhan Damcıoğlu’nun cenazesi ikindi namazının ardından Bostanlı Beşikçioğlu Camisi’nde toprağa verildi.

Nurhan Damcıoğlu KİMDİR?

Mustafa ve Hafize (Ürper) Damcıoğlu çiftinin 9 çocuğundan Nurhan Damcıoğlu, 29 Ağustos 1941 tarihinde Ankara’da doğru. Annesinin girişimleriyle 9 yaşında Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü çocuk bölümüne kaydı yaptırılan Damcıoğlu, küçük yaşta tiyatro eğitimine başladı. Bale dersleri aldı. Radyo Çocuk Kulübünde 9 yıl çalıştı. 16 yaşından itibaren de Devlet Tiyatrosu’nda oynadı. Bu arada Ankara Cebeci Ortaokulu’ndan mezun oldu. Cüneyt Gökçer’in yönlendirmesiyle 1965 yılında İstanbul’a geldi. İstanbul Tiyatrosu, Ayfer Feray Tiyatrosu, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu, Mücap Ofluoğlu Topluluğu ile çalıştı. Kantoyu ilk olarak Toto Karaca’dan dinledi. Mücap Ofluoğlu’nun teşviki ile 1969’da ilk olarak kanto türü şarkı söyledi. Ardından tiyatroyu tamamen bırakarak kendisini tümüyle kantoya verdi. Maksim Gazinosu’nda sahneye çıkan Nurhan Damcıoğlu, burada Zeki Müren, Sevim Tuna ve Behiye Aksoy gibi isimlerle çalışma fırsatı buldu. Ercan Yenseni ile kısa süren bir evlilik yaptı. Daha sonra ikinci evliliğini tiyatrocu Attila Olgaç ile yapıp 10 yıl evli kaldı. Nurhan Damcıoğlu, sanat yaşamında birçok ödül kazandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir